VERGİ UYGULAMALARI
VERGİ KİMLİK NUMARASI ALMAK İÇİN VERGİ DAİRESİNE BAŞVURU
Vergi kimlik numarası almak için işe başlama tarihinden itibaren on gün
içerisinde;
- Kurumlar vergisi mükellefiyetinde, kurumun kanuni veya iş merkezinin,
- Gelir vergisi mükellefiyetinde, mükellefin işyerinin veya işyeri merkezinin
bulunduğu yer vergi dairesine başvurulması gerekir.
VERGİ MÜKELLEFLERİNİN ÖDEVLERİ
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 153’üncü ve mükerrer 257’nci maddeleri arasında
mükellefin ödevlerine yer verilmiş olup, söz konusu ödevler altı ana başlık
altında toplanmıştır.
-Bildirmeler
-Defter tutma
-Vesikalar
-Ekim ve sayım beyanı
-Vergi karnesi
-Muhafaza ve ibraz ödevleri
Mükellefe yasa ile getirilen bu yükümlükler aşağıda genel olarak açıklanmıştır.
BİLDİRMELER
İşe Başlama:
İşe Başlamayı Bildirmek Zorunda Olanlar;
-Ticaret ve sanat erbabı;
-Serbest meslek erbabı;
-Kurumlar vergisi mükellefleri;
-Kollektif ve adi şirket ortaklarıyla, komandit şirketlerin komandite ortakları.
Gerçek kişilerde işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde kendilerince,
1136 sayılı Kanuna göre ruhsat almış avukatlar veya 3568 sayılı Kanuna göre
yetki almış meslek mensuplarınca, şirketlerin kuruluş aşamasında işe başlama
tarihinden itibaren on gün içinde ticaret sicil memurlarınca bildirilir. Bu
sürelerde bildirim görevi yerine getirilmezse 352/I-7’ye göre birinci derece
usulsüzlük cezası kesilir.
Adres Değişikliğini Bildirme: İş ve teşebbüsün bir yerden diğer yere
nakledilmesi adres değişikliği sayılır. Olayın meydana geldiği tarihten itibaren
bir ay içinde bildirilir. Bu sürede bildirim görevi yerine getirilmezse mükellef
adına 352/II-4 uyarınca usulsüzlük cezası kesilir.
İş Değişikliğini Bildirme:
-Yeni bir vergiye tabi olmak
-Mükellefiyet şeklinde değişiklik
-Mükellefiyetten muaflığa geçmek
Olayın vuku tarihinden itibaren bir ay içinde, süresinde bildirim yapılmamışsa
352/II- 4’e göre ikinci derece usulsüzlük cezası kesilir.
İşletme Değişikliklerinin Bildirilmesi: Aynı teşebbüs içinde işyerlerinin
sayılarında artış veya azalış olması halinde olayın meydana gelişini takiben bir
ay içinde bildirimin yapılması gerekir. Eğer bu bildirim yapılmazsa 352/II-4’e
göre ikinci derece usulsüzlük cezası kesilir.
İşi Bırakmayı Bildirme: Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen
durdurulması ve sona ermesi işi bırakmadır.
Geçici bir süre için işin durdurulması işi bırakma sayılmaz.
Tasfiye, iflas halleri de işi bırakma sayılır.
Tasfiye ve iflas kararlarının ilanıyla kapanma kabul edilir.
Ölüm de işi bırakma hükmündedir. İşi bırakma bildirimi, olayın vuku tarihinden
itibaren bir ay içinde vergi dairesine yapılır. Bildirim görevinin yerine
getirilmemesi halinde 352/II-4’e göre ikinci derece usulsüzlük cezası kesilir.
DEFTER TUTMA
Defter tutmak zorunda olanlar:
1.Ticaret ve sanat erbabı;
2. Ticaret şirketleri;
3. İktisadi kamu müesseseleri;
4. Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler;
5. Serbest meslek erbabı;
6. Çiftçiler.
İktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler defter
tutma bakımından tüccarların tabi oldukları hükümlere tabidirler.
Defter Tutmak Zorunda Olmayanlar:
1- Gelir vergisinden muaf olan esnaf ve gerçek usulde vergiye tabi olmayan
çiftçiler.
2- Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları basit usulde tespit edilenler.
3- Kurumlar vergisinden muaf olan;
• İktisadi kamu müesseseleri
• Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler
Defterleri Tutma Şartları;
• Defterler hesap dönemi itibariyle tutulur. Hesap dönemi normal olarak 12
aydır.
• Defterlerdeki kayıtlar her hesap dönemi sonunda kapatılır ve ertesi hesap
dönemi başında açılır.
• Defterler mürekkepli kalemle veya bilgisayarla tutulur.
• Defterler Türkçe tutulur.
• Defterler tasdik ettirilmek suretiyle tutulur.
• Yanlış kayıt yapılırsa üstü çizilmez ters kayıtla düzeltilir.
• Boş aralık bırakılmaz.
• Kayıtlar elle tutuluyorsa 10 gün içinde, bilgisayarla tutuluyorsa 45 gün
içinde defterlere geçirilir.
Defter Tutma Bakımından Tüccarlar: Tüccarlar defter tutma bakımından birinci ve
ikinci sınıf olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Birinci sınıf tüccarlar bilanço
esasına, ikinci sınıf tüccarlar ise işletme hesabı esasına göre defter tutarlar.
Birinci Sınıf Tüccarlar:
a)Statüsü gereği birinci sınıf sayılanlar
-Ticaret Şirketleri
-Kurumlar vergisine tabi mükellefler
b)Yıllık alış, satış veya hasılat tutarları kanunda belirtilen hadleri aşanlar
c) İstekleri ile bilanço esasında defter tutanlar
İkinci Sınıf Tüccarlar:
-Birinci sınıf tüccarların dışında kalanlar,
-Kurumlar vergisi mükelleflerinden işletme hesabı esasına göre defter
tutmalarına Maliye Bakanlığınca izin verilenler,
-İlk defa veya yeniden işe başlayan tüccarlar, işe başladıkları yıl alış, satış
ile hasılat tutarları ne olursa olsun ikinci sınıf tüccar sayılabilirler.
-Birinci sınıf tüccarlar bilanço esasında aşağıdaki defterleri tutmak
zorundadırlar.
-Yevmiye defteri;
-Defter-i Kebir;
-Envanter defteri.
İkinci sınıf tüccarlar işletme hesabı esasında aşağıdaki defteri tutmak
zorundadırlar.
-İşletme hesabı defteri;
Defterlerin Tasdiki:
Mükellefler tarafından tutulan defterlerden aşağıda sayılanlar tasdike
tabidirler. Bunlar;
1-Yevmiye ve envanter defterleri; (Defter-i Kebir tasdik zorunluluğu bulunmayan
bir defterdir.)
2- İşletme defteri;
3- Çiftçi işletme defteri;
4- İmalat defteri;
5- Serbest meslek kazanç defteri;
6- Nakliyat vergisi defteri;
7- Yabancı nakliyat kurumlarının hasılat defteri;
8-Damga vergisi defteri;
Defterlerin Tasdik Zamanı:
1- Öteden beri işe devam etmekte olanlar defterin kullanılacağı yıldan önce
gelen son ayda;
2- Özel hesap dönemi kullananlar, defterin kullanılacağı hesap döneminden önce
gelen son ayda;
3- Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete
girenler, işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden
önce; vergi muafiyeti kalkanlar, muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün
içinde;
4- Tasdike tabi defterlerin dolması nedeniyle veya çeşitli sebeplerle yıl içinde
yeni defter kullanmaya mecbur olanlar bunları kullanmaya başlamadan önce;
Defterlerini tasdik ettirmek zorundadırlar.
Defterlerin sayfaları bitmeyip bu defterleri ertesi yılda da kullanmak
isteyenler Ocak ayı, Özel hesap dönemi kullananlar; bu dönemin ilk ayı içinde
tasdiki yeniletmek zorundadırlar.
Yukarıda belirtilen defterler (Bilanço ve İşletme Hesabı Esasında) sürelerinde
tasdik edilmezlerse mükelleflere Vergi Usul Kanununun 352/II-8’inci maddesine
göre birinci derece usulsüzlük, ayrıca bu defterler sürelerinden sonra 1 ay
içinde tasdik edilirlerse bu mükelleflere Vergi Usul Kanununun 352/II-6’ncı
maddesine göre ikinci derece usulsüzlük cezası kesilir.
Defterlerin Tasdik Makamı
-Defterler, iş yerinin, iş yeri olmayanlar için ikametgahının bulunduğu yerdeki
noter veya noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar tarafından tasdik olunur.
- Menkul kıymet ve kambiyo borsası acentalarının defterleri borsa komiserliği
tarafından tasdik olunur.
VESİKALAR
Vergi mükellefleri, Vergi Usul Kanunu uyarınca aşağıda açıklanan belgeleri
düzenlemek ve kullanmak zorundadır. Mükellefler kullanacakları belgeleri “Vergi
Usul Kanunu Uyarınca Vergi Mükellefleri Tarafından Kullanılan Belgelerin Basım
ve Dağıtımı Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre Defterdarlıklarla anlaşmalı
olan matbaalara bastırarak veya anlaşmalı matbaalar dışındaki matbaalardan temin
etmeleri halinde bunları notere onaylatarak kullanmak zorundadırlar.
Fatura:
Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter
tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler; birinci ve ikinci sınıf tüccarlara,
serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara,
defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere ve vergiden muaf esnafa sattıkları
mal veya yaptıkları işler için fatura düzenlemek zorundadır. Bunların dışında
kalanların birinci ve ikinci sınıf tüccarlardan ve defter tutmak mecburiyetinde
olan çiftçilerden satın aldıkları mal veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin
1.1.2005 tarihinden itibaren 480.000.000 lirayı geçmesi veya bedeli 480.000.000
liradan az olsa bile istemeleri halinde malı satanın veya işi yapanın fatura
vermesi zorunludur.
Ayrıca, nihai tüketiciler de mal alışlarında veya hizmet ifalarında fatura almak
mecburiyetindedirler.
Sevk İrsaliyesi:
Sevk irsaliyesi, emtianın sevki sırasında, fatura bulunsun veya bulunmasın
mutlaka düzenlenmesi zorunlu olan bir belgedir. Malın alıcıya teslim edilmek
üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, alıcı
tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının, taşınan veya
taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması
şarttır.
Malın, bir mükellefin birden çok işyeri ile şubeleri arasında taşındığı veya
satılmak üzere bir komisyoncuya veya diğer bir aracıya gönderildiği hallerde de
malı gönderen tarafından sevk irsaliyesi düzenlenmesi zorunludur.
Ancak nihai tüketicilerin tüketim amacıyla perakende olarak aldıkları malları
kendilerinin taşıması ve taşıttırması halinde bu mallara ait fatura veya
perakende satış fişinin bulunması şartıyla sevk irsaliyesi düzenlenmesine gerek
bulunmamaktadır.
İrsaliyeli Fatura:
Fatura ve sevk irsaliyesinin ayrı belgeler olarak değil, isteyen mükellefler
açısından “irsaliyeli fatura” adı altında tek belge olarak düzenlenmesi ve
kullanılması da mümkün bulunmaktadır. İrsaliyeli fatura fatura hükmündedir.
Perakende Satış Vesikaları:
Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlere defter
tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler, fatura vermek zorunda olmadıkları
satışları ve yaptıkları işlerin bedellerini, perakende satış fişleri, yazar kasa
fişleri veya giriş ve yolcu taşıma biletlerinden biriyle belgelendirilebilirler.
Yani yukarıda sayılan mükellefler yaptıkları satışlarına ve işlerine ilişkin
bedelleri, fatura düzenleme mecburiyeti olan haddin 1.1.2005 tarihinden itibaren
480.000.000 altında kalması halinde, bu işleri için perakende satış
vesikalarından herhangi birini düzenleyebilirler.
Ayrıca, nihai tüketiciler de mal alışlarında veya hizmet yaptırdıklarında
perakende satış vesikası almak zorundadırlar.
Gider Pusulası:
Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenler, defter
tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı ve çiftçilerin; vergiden muaf
esnafa yaptıkları işler veya onlardan satın aldıkları mallar için gider pusulası
düzenlemeleri zorunludur. Bu tür satışları olan vergiden muaf esnaf ile nihai
tüketicilerin gider pusulasının bir nüshasını almaları zorunludur.
Müstahsil Makbuzu:
Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter
tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler, gerçek usulde vergiye tabi olmayan
çiftçilerden satın aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada müstahsil
makbuzu düzenlemek zorundadırlar. Çiftçilerin ve nihai tüketicilerin müstahsil
makbuzunu almaları zorunludur.
Serbest Meslek Makbuzu:
Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için
serbest meslek makbuzu düzenlemek zorundadır. Müşteriler de bu makbuzu almak
mecburiyetindedirler.
Taşıma İrsaliyesi:
Ücret karşılığında eşya nakleden bütün gerçek ve tüzel kişiler taşıma irsaliyesi
düzenlemek ve taşıma irsaliyesini araçta bulundurmak mecburiyetindedirler.
Yolcu Listeleri:
Şehirler arasında yolcu taşımacılığından dolayı yolcu bileti kesmeye mecbur olan
birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler
yolcu listesi düzenlemek zorundadırlar.
Günlük Müşteri Listeleri:
Otel, motel ve pansiyon gibi konaklama yerleri; odalar, bölmeler ve yatak
planlarına uygun olarak günlük müşteri listeleri düzenlemek ve işletmede
bulundurmak zorundadırlar.
Adisyon:
Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca bilanço veya işletme hesabı esasına göre
defter tutan alkollü içki servisi yapan gece klüpleri, diskotekler, barlar,
pavyonlar, gazinolar, meyhaneler, lokantalar, kafeteryalar ve pastane gibi
işletmeler adisyon düzenlemek mecburiyetindedir.
Ancak, self-servis yapan lokanta, kafeterya gibi işletmeler, basit usulde
vergilendirilen hizmet işletmeleri ile tom boncuk ve özel kredi kartı ile takip
edilen hizmetlerin verildiği tatil köyü, otel gibi konaklama işletmeleri adisyon
kullanmak zorunda değillerdir.
Reçete:
Özel muayenehane, özel poliklinik, özel hastane sahibi veya buralarda çalışan
hekimler (diş hekimleri dahil) kopyalı ve en az üç örnek reçete düzenlemek
zorundadırlar. Düzenlenecek reçetelerde, protokol defterindeki protokol
numarasına da yer verilmesi zorunludur.
Ambar Tesellüm Fişi:
Nakliyat ambarları, daha sonra nakledilmek üzere ambara teslim edilen mallar
için ambar tesellüm fişi düzenlemek zorundadırlar. Malı taşıttıran ve malı
taşıyan aracın sürücüsü de bu belgeyi almak mecburiyetindedir.
Döviz Alım ve Satım Belgesi:
Yetkili müesseseler döviz alış ve satışlarında döviz alım ve döviz satım belgesi
düzenlemek zorundadırlar.
Dekontlar:
Bankalar, döviz alım-satım işlemleri ile menkul kıymetler borsasında aracı kurum
sıfatıyla müşterileri adına yaptıkları menkul kıymet alım satımları hariç olmak
üzere, yaptıkları bütün hizmetler veya satışlar dolayısıyla lehlerine tahakkuk
edecek tutarları dekontlarla belgeleyeceklerdir.
Sigorta Poliçesi:
Sigorta şirketleri tarafından müşterilerine yapılan hizmetler karşılığında
sigorta poliçe düzenlenmesi zorunludur.
Sigorta Komisyon Gider Belgesi:
Sigorta acente ve prodüktörleri ile sigorta ve reasürans brokerleri tarafından
sigorta şirketlerine sağlanan hizmetler nedeniyle ödenen komisyon bedelleri için
sigorta şirketleri tarafından sigorta komisyon gider belgesi düzenlenmesi
zorunludur.
İşlem Sonuç Formaları:
Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca menkul kıymet alım-satımlarına aracılık
faaliyetinde bulunan kurumlar, menkul kıymet alım-satım işlemlerini işlem sonuç
formları ile belgelendirmek zorundadırlar.
Ödünç Sözleşmeleri:
İkrazatçılar borç verdikleri gerçek ve tüzel kişilerle ödünç sözleşmeleri yapmak
zorundadırlar.
Uygunluk Belgesi:
Uluslar arası taşımacılık yapan kişilerin, mutad depo kapsamında yurda
getirdikleri ihtiyaç fazlası petrol ürünleri, iki örnek olarak düzenlenecek bu
belgeyle belgelendirilecektir.
Orman Kooperatifleri Ödeme Cetveli:
Orman Kooperatiflerince Orman İdaresine karşı taahhütte bulunan kooperatiflerce
orman köylülerine ormanların ağaçlandırılması, bakımı, kesimi, ürünlerin
toplanması, taşınması ve benzeri hizmetler için yapılacak ödemelerde “Orman
Kooperatifleri Ödeme Cetveli” düzenlenecektir.
EKİM SAYIM BEYANI
Ekim sayım beyanı, zirai işletmeleri Gelir Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinde
belirtilen işletme büyüklüklerinin üstünde bulunan çiftçiler tarafından yerine
getirilmesi gereken bir ödevdir.
Ekim sayım beyanı her yıl Kasım ayında mahalle veya köy muhtarlığına, sözlü veya
yazılı olarak yapılır.
VERGİ KARNESİ
Vergi Karnesi almakla zorunlu tutulanlar:
Gelir Vergisi Kanununa göre diğer ücret kapsamında vergilendirilenler,
Gelir Vergisi Kanununa göre indirimden faydalanmak isteyenler,
Gelir Vergisine tabi kazanç ve iratları elde edenler,
Mükellefler vergi karnelerini iş yerinin, iş yeri bulunmayanlar ikametgahlarının
bağlı olduğu vergi dairesinden alırlar ve gelir vergisi yönünden durumlarını ve
bu durumlarında meydana gelen değişiklikleri karnelerine yazdırırlar.
MÜKELLEFLERİN MUHAFAZA VE İBRAZ ÖDEVLERİ:
Vergi Usul Kanununa göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları
defterleri ve belgeleri ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından
başlayarak 5 yıl süre ile muhafaza edeceklerdir. Muhafaza etmek zorunda
oldukları her türlü defter, belge ve karneler ile vermek zorunda bulundukları
bilgilere ilişkin mikro fiş, mikro film, manyetik teyp, disket ve benzeri
ortamlardaki kayıtlarını ve kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale
getirmek için gerekli tüm bilgi ve şifreleri muhafaza süresi içerisinde yetkili
makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmeleri
gerekecektir.
BEYANNAME VERME ve VERGİ ÖDEME ZAMANLARI
Yıllık gelir vergisi beyannamesi
Bir takvim yılına ait gelir vergisi beyannamesi izleyen yılın Mart ayının
onbeşinci günü akşamına kadar, gelirin sadece basit usulde tespit edilen ticarî
kazançlardan ibaret olması halinde izleyen yılın Şubat ayının onbeşinci günü
akşamına kadar, vergi dairesine verilir veya taahhütlü olarak posta ile
gönderilir.
Takvim yılı içinde memleketi terk edenlerin beyannameleri memleketi terke
takaddüm eden 15 gün, ölüm halinde ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde verilir.
Şubat ayı içerisinde verilmesi gereken beyanname ile bildirilen gelir üzerinden
tahakkuk ettirilen gelir vergisi Şubat ve Haziran aylarında;
Mart ayı içerisinde verilmesi gereken beyanname ile bildirilen gelir üzerinden
tahakkuk ettirilen gelir vergisi Mart ve Temmuz aylarında; olmak üzere iki eşit
taksitte ödenir.
Kurumlar Vergisi beyannamesi,
Kurumlar Vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü
ayın onbeşinci günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine
verilir.
Kurumlar vergisi beyannamenin verileceği ayın sonuna kadar ödenir.
Katma Değer Vergisi Beyannamesi
Mükellefler ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar Katma Değer Vergisi
beyannamelerini, vergilendirme dönemini takibeden ayın yirminci günü akşamına
kadar ilgili vergi dairesine vermekle yükümlüdürler.
Katma Değer Vergisi beyanının gümrük giriş beyannamesi veya özel beyanname ile
yapılması gerektiği hallerde bu beyannameler vergi mükellefiyetinin başladığı
anda ilgili gümrük idaresine verilir.
İşi bırakan mükellefin Katma Değer Vergisi beyannamesi, işin bırakıldığı tarihi
izleyen ayın yirminci günü akşamına kadar verilir.
Beyanname vermek mecburiyetinde olan mükellefler ile vergi kesmekle sorumlu
tutulanlar, bir vergilendirme dönemine ait katma değer vergilerini beyanname
verecekleri ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar ödemeye mecburdurlar.
İthalde alınan katma değer vergisi, gümrük vergisi ile birlikte ve aynı zamanda
ödenir.
Gümrük vergisine tabi olmayan ithalata ve ikametgâhı, kanunî merkezi ve iş
merkezi yurt dışında bulunanlar tarafından motorlu kara taşıtlarıyla Türkiye ile
yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık ile transit taşımacılığa ait Katma
Değer Vergisi, bu işlemlere ait özel beyannamelerin verilme süresi içinde
ödenir.
Beyanname vermek mecburiyetinde olmayan mükelleflerin Katma Değer Vergisi, tarh
süresi içinde ödenir.
Maliye ve Gümrük Bakanlığı, işlemin mahiyetini göz önünde tutarak Katma Değer
Vergisinin işlemden önce ödenmiş olması şartını koymaya yetkilidir.
Muhtasar Beyanname
Gelir Vergisi Kanununun 94'üncü maddesi gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur
olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve
iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın yirminci günü
akşamına kadar ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi
dairesine bildirmeye mecburdurlar. Yıl sonlarında tahakkuk ettirilen mevduat
faizlerinden kesilecek vergilerin bildirilmesi için bu süre bir ay uzatılır.
Aynı belediye hudutları içinde muhtelif yerlerde yapılan ödeme ve tahakkuklar
ile bunlara ait vergilerin bir merkezden bildirilmesi caizdir.
Ziraî ürün bedelleri üzerinden tevkifat yapanlar hariç olmak üzere,
çalıştırdıkları hizmet erbabı sayısı 10 ve daha az olanlar, 94'üncü maddeye göre
yapacakları tevkifatla ilgili muhtasar beyannamelerini, bağlı bulundukları vergi
dairesine önceden bildirmek şartıyla her ay yerine Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim
aylarının yirminci günü akşamına kadar verebilirler.
e- BEYANNAME
340 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
346 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Vergi Usul Kanunu Sirküleri/15
BEYANNAMENİN İMZALATILMASI ve/veya TASDİK ETTİRİLMESİ
18 SIRA NO'LU SM, SMM VE YMM KANUNU GENEL TEBLİĞİ
4 SIRA NO'LU VERGİ BEYANNAMELERİNİN SERBEST MUHASEBECİ VE SERBEST MUHASEBECİ
MALİ MÜŞAVİRLERCE İMZALANMASI HAKKINDA GENEL TEBLİĞ
5 SIRA NO'LU VERGİ BEYANNAMELERİNİN SERBEST MUHASEBECİ VE SERBEST MUHASEBECİ
MALİ MÜŞAVİRLERCE İMZALANMASI HAKKINDA GENEL TEBLİĞ
MALİYE BAKANLIĞI TARAFINDAN VERİLEN DESTEKLER
Bilindiği üzere, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesinin ikinci
fıkrasında “Bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla
kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları
paralar (kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp satmayı, alım –
satıma tavassut etmeyi veya alıp sattıkları menkul kıymet karşılığı borçları
ödemeyi taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri dolayısıyla
lehlerine kalan paralar ile mevduat faizi vermek veya sair adlarla faiz ve
benzeri menfaatler sağlamak üzere devamlı olarak para toplama işiyle
uğraşanların topladıkları paralara sağladıkları gelir ve menfaatler üzerinden
komisyon, ücret, hizmet karşılığı gibi adlarla aldıkları paralar dahil) da banka
ve sigorta muameleleri vergisine tabidir.” denilmekte, son fıkrasında ise, 2279
sayılı Kanuna göre ikraz işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada belirtilen
muamele ve hizmetlerden herhangi birini devamlı olarak yapanların bu Kanunun
uygulanmasında banker sayılacağı belirtilmektedir.
Aynı Kanunun 30 uncu maddesinde ise, banka ve sigorta muameleleri vergisini
banka ve bankerlerle sigorta şirketlerinin ödeyeceği hükme bağlanmış
bulunmaktadır.
KOSGEB Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi
Başkanlığının 3624 sayılı Kuruluş Kanununun 15 inci maddesi ile T.C. Merkez
Bankası nezdinde Başkanlık emrinde Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve
Destekleme Fonu kurularak, aynı kanunun “Muafiyetler ve Teşvikler” başlıklı 17
nci maddesinin (c) fıkrası ile Başkanlık ve Fonun yapacağı her türlü muameleler
dolayısıyla lehine tahakkuk edecek faizler banka ve sigorta muameleleri
vergisinden muaf tutulmuştur.
Bu hükümlere göre, KOSGEB Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme
İdaresi Başkanlığı ile Başkanlık emrinde kurulan Fonun banka ve sigorta
muamelelerinden birini teşkil eden herhangi bir işlemi devamlı olarak yapması
halinde banker addedilmesi, ancak sözü edilen Kanunun 17 nci maddesinin (c)
fıkrası gereğince yaptığı muameleler nedeniyle fonun lehe alacağı faizlerin
banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisna edilmesi gerekmektedir.
Ancak bu muafiyet, Başkanlık ve Fonun bizatihi banka ve sigorta muameleleri
vergisi mükellefi olması durumunda ve sadece lehlerine alacakları faizler için
geçerlidir. Yapılan işlemlerde mükellefiyetin bankalara terettüp etmesi halinde
bu muafiyetin uygulanmayacağı tabiidir.
Öte yandan, ise, “Türkiye Halk Bankası'nın ihtisas kredileri kapsamında küçük ve
orta ölçekli sanayi işletmelerine verdiği krediler ya da bu işletmelerin dış
ticaret işlemlerine yaptığı aracılık hizmetleri dolayısıyla aldığı paralar ile
Esnaf ve Sanatkarlar Kefalet Kooperatiflerinin kefaleti altında esnaf ve
sanatkarlara verdiği krediler dolayısıyla alınan paralar ve bu kooperatiflerin
ortaklarından masraf karşılığı adıyla aldığı paralar,” banka ve sigorta
muameleleri vergisinden müstesna tutulmuştur.
KOBİ kredilerinin ve KOBİ’lerin faktoring işlemlerinin banka ve sigorta
muameleleri vergisinden müstesna tutulmasına yönelik öneri ise bütçe denkliğinin
sağlanması açısından önemli derecede gelir kaybına neden olacağı düşünüldüğünden
uygun görülmemektedir.
Diğer taraftan, Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında 6 Sıra No.lu
Tebliğin 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (A/b) numaralı bendine göre,
bankalar ve finansman şirketlerince kullandırılan diğer kredilerde fon kesintisi
oranı 29.07.2004 tarihinden itibaren % 0 olarak belirlenmiştir.
Buna göre, KOBİ’lerin Türkiye’de yerleşik bankalar ve finansman şirketlerinden
kullanacağı ticari krediler üzerinden fon kesintisi yapılmamaktadır.
04.05.2004 tarihli ve 25452 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 22.03.2004 tarihli
ve 2004/7131 sayılı “Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmelerinin Geliştirilmesi
ve Desteklenmesi Amacıyla KOSGEB Tarafından Uygun Koşullarda Finansal Destek
Sağlanması Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı”nın 11 inci maddesinde,
“Bu Karar kapsamında, KOSGEB ile banka arasında yapılacak protokoller
çerçevesinde kullandırılacak kredilerden;
a) Kaynak Kullanımını Destekleme Fonuna (KKDF) kesinti yapılmaz.
b) 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 33 üncü maddesi uyarınca uygulanacak
Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) nispeti (Türkiye Halk Bankası A.Ş.
tarafından kullandırılacak krediler hariç) %1 (yüzdebir) oranında uygulanır.”